top of page

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

  • 24 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur
Bu grafik tasarım, **25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü**'nü özetlemektedir. Merkeze yerleştirilmiş ve içinde kadın sembolü barındıran kırmızı el izi, şiddete karşı "dur" deme çağrısını vurgulayan güçlü bir protesto işaretidir. Sade ve vurucu tasarımıyla bu görsel, toplumsal farkındalığı artırmayı ve mücadelenin evrensel mesajını iletmeyi amaçlamaktadır.


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü, dünya genelinde kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi ve bu insanlık suçuna dikkat çekilmesi amacıyla anılan kritik bir gündür. 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabal Kardeşler'in acımasızca katledilmesi üzerine Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen bu gün, kadınların yaşam hakkı, onuru ve güvenliği için verilen küresel mücadelenin simgesidir. Bu tarih; siyasi, ekonomik, kültürel veya herhangi bir gerekçeyle kadına yönelen şiddetin karşısında durmak ve sıfır tolerans ilkesini her alanda uygulamak için bir çağrıdır.



Mehmet Oflaz'ın 25 Kasım Mesajı: Kadını Yaşat Ki Devlet Yaşasın!


Değerli Ziyaretçilerimiz,

Bugün, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle, yalnızca bir farkındalık günü değil, aynı zamanda toplumsal vicdanımızın en derin yarasına dikkat çektiğimiz bir dönüm noktasındayız. Kadına yönelik şiddet, ne yazık ki modern çağda dahi karşımıza çıkan, temel insan haklarını ihlal eden ve hiçbir kültürel ya da siyasi argümanla haklı çıkarılamayacak bir insanlık suçudur.

İş insanı ve siyasi gelişmeleri yakından takip eden bir vatandaş olarak, şiddete karşı duruşumuzun temelinde, "Kadını yaşat ki devlet yaşasın" gibi köklü bir düstur yer almaktadır. Türk toplumunun ve devletimizin gücü, Türk kadınının sarsılmaz iradesi, cesareti ve toplumsal hayattaki etkin varlığından gelmektedir. Biz, bu ilhamla yola çıkarak; ezilmiş, hırpalanmış, yoksullaştırılmış, ötekileştirilmiş tek bir kadın kalmayıncaya kadar mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz.


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Hukuk ve Adalete Erişimde Sıfır Tolerans


Kadına yönelik şiddet konusunda devletimizin tüm kurumlarında sıfır tolerans ilkesi, tavizsiz ve titizlikle uygulanmalıdır. Şiddet mağduru kadınlarımızın adalete erişiminin hızlandırılması, bürokratik engellerin kaldırılması ve etkin korunma mekanizmalarının gecikmeksizin işletilmesi zorunludur. Şiddeti önlemeye yönelik mevcut yasaların, en ufak bir esneklik olmaksızın uygulanmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz. Hukuk, kadının yanında sarsılmaz bir kalkan olmalıdır.


Bu görsel, Türkiye'de kadına yönelik şiddete karşı duruşu güçlü bir şekilde yansıtmaktadır. Arka planda Türk bayrağı ve "Kadına Şiddete Hayır" pankartları ile bir araya gelen kadınlar, toplumsal bir dayanışma mesajı vermektedir. Ön planda kararlı duruşuyla bir kadın figürü, mücadelenin ve liderliğin sembolü olarak öne çıkıyor.

Kazanılmış Hakların Korunması ve Güçlendirilmesi


Türk kadını, Cumhuriyet tarihi boyunca siyasi ve medeni haklar alanında önemli kazanımlar elde etmiştir. Bu haklar, toplumsal ilerlemenin teminatıdır. Nafaka hakkı gibi temel ekonomik güvenceler ve kadınların hayatını koruma altına alan uluslararası sözleşmelerin ruhu (İstanbul Sözleşmesi'nin önemi), daima korunmalı ve geliştirilmelidir. Kazanılmış haklar geriye götürülemez; aksine, kadınlarımızın sosyal ve ekonomik hayatta güçlenmesi için daha ileri taşınmalıdır.


Topyekûn Toplumsal Mücadele ve Zihniyet Dönüşümü


Kadına yönelik şiddet, yalnızca kanunlarla değil, topyekûn bir toplumsal mücadele ile ortadan kaldırılabilir. Bu, bir medeniyet ve zihniyet sorunudur. Toplumun her kesiminde farkındalığın artırılması, şiddeti meşrulaştıran kalıp yargıların yıkılması ve en önemlisi, eğitimden başlayarak köklü bir zihniyet dönüşümünün sağlanması gerekmektedir. Erkek çocuklarına saygıyı, kadın çocuklarına güveni aşılayan bir eğitim sistemi, şiddetin panzehiridir.

Bizler, bu topraklarda kadınların ezilmiş, hırpalanmış ve ötekileştirilmiş tek bir kişi kalmayacağına dair inancımızla, mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Unutmayalım ki, bu mücadele her bireyin sorumluluğudur. Kadın dayanışmasının gücü, en büyük umudumuz ve en keskin silahımızdır. Şiddetsiz, eşit ve onurlu bir gelecek inşa edinceye dek hep birlikte mücadeleye devam!

Saygılarımla,

Mehmet Oflaz

Yorumlar


Top Stories

İş insanı Mehmet Oflaz'ın en güncel paylaşımlarını, ilgi çekici içeriklerini ve düşüncelerini takip etmek, onunla etkileşimde bulunmak ve sosyal medya platformlarındaki varlığından haberdar olmak isterseniz, kendisini çeşitli sosyal medya kanalları üzerinden takip etmeyi düşünebilirsiniz.

bottom of page