top of page

Atatürk
Ve
Milliyetçilik

Başkomutan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Milliyetçilik, insanların ortak dil, inanç ve kültürel değerler etrafında birleşme isteği olarak tanımlanabilir. Bu kavram, tarih boyunca farklı toplumlar tarafından benimsenmiş ve çeşitli şekillerde tezahür etmiştir. XIX. yüzyıl, milliyetçilik fikirlerinin yayılması açısından önemli bir dönemdir. Bu yüzyılda, milletlerin uyanışı ve milliyetçilik akımlarının etkisi, XX. yüzyıldaki siyasi gelişmelerin temelini oluşturmuştur. Milliyetçilik, sadece bir ulusun bağımsızlık mücadelesi değil, aynı zamanda kimlik ve kültürel değerlerin korunması anlamına da gelir.

Milliyetçiliğin Tarihsel Arka Planı


Milliyetçilik, insanlık tarihinin en önemli sosyal ve siyasi hareketlerinden biridir. XIX. yüzyılda, Avrupa'da ortaya çıkan milliyetçilik hareketleri, dünya genelinde birçok ulusun bağımsızlık mücadelesine ilham vermiştir. Bu dönemde, çeşitli milletler kendi kimliklerini bulma çabası içerisine girmiş ve bu doğrultuda birçok siyasi ve sosyal değişim yaşanmıştır. Milliyetçilik, bir ulusun tarihini, dilini, kültürünü ve geleneklerini ön plana çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Türk milliyetçiliği de tarih boyunca farklı evrelerden geçmiştir.

Türklerde Milliyetçilik


Türklerde milliyetçilik, tarih boyunca çeşitli şekillerde kendini göstermiştir. Mete Han döneminde Türk boylarının bir araya gelmesi, Türklerin milli bilinç geliştirdiğinin bir göstergesidir. Orhun Abideleri gibi belgelerde, Türk milletinin varlığını koruma arzusu açıkça ifade edilmiştir. Türkler, İslamiyetin kabulüyle birlikte de milli duygularını sürdürmüş, Ahmet Yesevi ve Yunus Emre gibi şahsiyetler, bu dönemde milli duyguları önemli ölçüde beslemiştir.

XIX. yüzyılda, Avrupa'daki milliyetçilik akımlarının etkisiyle Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Türk aydınları arasında milliyetçilik fikri daha belirgin hale gelmiştir. Bu süreçte, Osmanlı Devleti içinde yaşayan azınlıkların milliyetçilik hareketleri, Türk aydınlarının da milliyetçi duygularını artırmıştır. Türk milliyetçiliği, özellikle Ziya Gökalp gibi düşünürler aracılığıyla yazılı belgelerde ve edebiyat eserlerinde kendini göstermiştir. Gökalp, milleti oluşturan unsurların sadece ırk ve dil değil, aynı zamanda ortak değerler ve kültürel birliği de içermesi gerektiğini savunmuştur.

Atatürk Dönemi ve Milliyetçilik


Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olarak milliyetçilik ilkesini, ulusun bağımsızlığı ve egemenliği üzerine inşa etmiştir. Millî Mücadele dönemi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini vermek için bir araya geldiği bir dönemdir. Bu süreçte milliyetçilik duygusu güçlenmiş, Amasya Tamimi ve Erzurum Kongresi gibi belgelerde, milletin bağımsızlığını kazanması için ulusal bilincin önemine vurgu yapılmıştır.

Atatürk, "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" anlayışıyla, millî iradeye dayanan bir yönetim anlayışını benimsemiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, çağdaş bir milliyetçilik olarak şekillenmiş ve tüm toplum kesimlerini kucaklayacak şekilde geliştirilmiştir. Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, Türk toplumunun çağdaşlaşmasını ve ilerlemesini öngörmüştür.​​

Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı


Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, Türk kimliğini ön plana çıkarırken, aynı zamanda laiklik ilkesini de benimsemiştir. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte, Türk milleti kendi egemenliğini elinde tutmuş ve bağımsız bir devlet oluşturmuştur. Atatürk, Türk milliyetçiliğini, sadece siyasi bir ideoloji değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir bilinç olarak değerlendirmiştir. Bu bağlamda, milliyetçilik, Türkiye'nin modernleşme sürecinin de temel taşlarından biri olmuştur.

Atatürk, Türk toplumunun çağdaşlaşmasını sağlamak amacıyla birçok reform gerçekleştirmiştir. Eğitimden hukuka, ekonomiden sanata kadar pek çok alanda yapılan reformlarla, Türk milletinin modern bir ulus haline gelmesi hedeflenmiştir. Bu reformlar, Türk milliyetçiliğinin bir yansıması olarak, ulusal kimliğin güçlendirilmesine yönelik önemli adımlardır.

indir (1).jpg

Cumhuriyet Dönemi ve Milliyetçilik

 


Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, yeni Türk devletinin temelini oluşturmuştur. Milliyetçilik, Cumhuriyetin ilk yıllarında, siyasi bir gaye olmaktan çıkarak, kültürel ve sosyal bir kimlik haline gelmiştir. Atatürk, Türk milletinin bağımsızlığını ve egemenliğini sağlamak için milliyetçiliği bir araç olarak kullanmıştır. Bu dönemde, Türk kimliğinin ön plana çıkarılması ve Türk dilinin geliştirilmesi amacıyla birçok kurum ve kuruluş kurulmuştur. Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu gibi kuruluşlar, Türk milletinin kültürel mirasını koruma ve geliştirme görevini üstlenmiştir.

Cumhuriyet döneminde, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, barışçıl bir yaklaşım sergilemekte ve ırkçılığa karşı durmaktadır. Atatürk, Türk milletinin farklı etnik kökenlerden gelen bireylerini bir arada tutmayı hedeflemiş, "Türkiye Cumhuriyeti, herkesin eşit haklara sahip olduğu bir devlettir" anlayışını benimsemiştir. Bu bağlamda, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, sosyal adalet ve eşitlik ilkeleriyle de desteklenmiştir.


Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir rol oynamış ve Cumhuriyet’in temel taşlarından biri olmuştur. Milliyetçilik, Türk toplumunun birlik ve beraberliğini sağlarken, aynı zamanda çağdaş bir ulus olma hedefini de desteklemiştir. Atatürk, milliyetçiliği, sadece bir siyasi ideoloji değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olarak benimsemiş ve Türk milletinin çağdaşlaşma sürecinde önemli bir rehber olmuştur.

Sonuç olarak, Atatürk ve milliyetçilik, Türk milletinin tarihindeki en önemli kavramlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Milliyetçilik, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde ve modernleşme sürecinde belirleyici bir rol oynamış, Atatürk'ün liderliğinde yeni bir ulus inşa edilmesine olanak sağlamıştır. Bu nedenle, Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı, sadece geçmişle sınırlı kalmayıp, günümüzde de Türk toplumunun değerlerini ve kimliğini şekillendirmeye devam etmektedir.

"en güçlü silah fikir en güçlü fikir türk milliyetciliğidir" pankartını taşıyan bir grup.

İş insanı Mehmet Oflaz'ın en güncel paylaşımlarını, ilgi çekici içeriklerini ve düşüncelerini takip etmek, onunla etkileşimde bulunmak ve sosyal medya platformlarındaki varlığından haberdar olmak isterseniz, kendisini çeşitli sosyal medya kanalları üzerinden takip etmeyi düşünebilirsiniz.

bottom of page